21 Eylül 2012 Cuma

EMİR YEŞİL ile ÇOK ÖZEL

Gossip Time. adlı e-dergimiz için Emir Yeşil ile röportaj gerçekleştirmiştik ama dergi sorunlar nedeni ile yayından kaldırıldı.
Evet o muhteşem röportajı şimdi yayınlıyoruz.




1-Müzik dünyasna yeni girdiniz.Peki nasıl müzik dünyasına girmeye karar verdiniz? 
Müzik çocukluğumdan beri hayatımda olan birşeydi. Küçükken klavye dersleri almıştım. Başta Michael Jackson olmak üzere birçok sanatçının parçalarını ezbere biliyordum ve sürekli söylüyordum. Profesyonel bir yüzücü olduğum dönemde müzikle pek ilgilenemedim. Orta okulda bir tiyatro oyununda başrol oynadım ve orda sesimle ilgili insanlar güzel yorumlar yapmaya başladılar. Daha sonra gitar ve şan dersleriyle devam ettim. Liseden mezun olur olmaz da birçok grupla sahne almaya başladım. O dönemde bu işi profesynel yapmaya karar verip Bilgi Üniversitesi Müzik bölümüne 100% burs ile kabul edildim. 4. senemde de Dolapdere Big Gang grubuna katıldım. 5 senelik birlikteliğin sonun artık kariyerime solo olarak devam ediyorum.



2-Peki kendinize örnek aldığınız idolünüz var mı? Varsa kim?
 Michael Jackson benim için gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biridir. Etkilendiğim diğer sanatçılardan bazıları, Freddy Mercury, Phil Collins, Sting, Justin Timberlake, Usher...


3-Peki neden ingilizce söylemeye karar verdiniz?
 Bu bir kararla olan birşey değildi. Çocukluğumdan beri birçok tarz müzik dinledim. En çok da aşk şarkıları dinlemişimdir. 80’lerden beri birçok akıma şahit olduğumdan Soul’dan pop’a, rock’tan heavy metal’e birçok tarzda müzik dinledim ve şarkı söyledim. Bu seçimler o zaman profesyonel olmadığımdan tamamen kendi zevkimle alakalıydı. Sanırım o zamandan ingilizce şarkı söylemeye yöneldim.



4-Peki siz ne tür şarkıları söylemekten hoşlanıyorsunuz?
 Benim en büyük özelliklerimden biri her tür şarkıyı söyleyebiliyor olmam. Dolapdere Big Gang projesi için de en uygun isim olmamın nedeni buydu. Her tarz söylemekten keyif alıyorum. Her tarzın kendine özgü bir ruh hali vardır. Mesela kendimi daha asi hissettiğimde rock şarkıları söylemeye bayılırım. Aşık hissettiğimde bir ballad söylemek çok hoşuma gider. İnsanın ruh hali değişkendir. Ben de her ruh halimde ona göre her tarz şarkıyı söylemekten çok zevk alıyorum.

5-Kendinizi ileride nerede görüyorsunuz müzik kariyeri olarak?
 Türkiye açısından zor bir yol seçtim. Türk olarak İngilizce müzik yapmak, daha önce yapılan kötü örneklerden dolayı çok önyargıyla yaklaşılan bir durum. Bunu kırmaya başladım bile. Benim asıl hedefim yurtdışı. Orayla güçlü bağlantılarım var ve Back Home albümüm orda ilgi görmeye başladı bile. Kendimi ileride gördüğüm yer bir dünya starı olmak diyebilirim.



6-İnsanlar isminizi yeni yeni duyuyor.İleride sizde bazı ünlü isimler gibi adınızı altın harflerle yazabileceğinizi düşünüyor musunuz?
 Kesinlikle. Zamanla bu gerçekleşecektir.




7-Küçükken hiç müzikle bir bağınız var mıydı?
 Daha 3-4 yaşlarında babam bana oyuncak bir org almış. Onunla hiç kimse birşey öğretmeden şarkılar çalmaya başlamışım. Babam bu yeteneğimi keşfettiği anda en büyük destekçim olmuştur. Asıl şarkı söylemeye olan yeteneğim sanırım yine babamın aldığı karaoke aletiyle olmuştur. Karaoke ile her gece şarkı söylerdim onlara. Lise yıllarıma kadar müzik hayatıma başlamamış olmam sanırım yüzme sporuyla olan vakitsizlikti. Ama yine de öğrencilik hayatımda elimde cd kitapçıkları, sözleri ezberler, her tenefüs bağıra bağıra şarkı söylerdim.

8-Herkesin küçükken doktor,öğretmen gibi hayalleri vardı peki ya sizin?
 Benim bu konuda çok hayalim oldu. Hayal kurmayı çok severim ve hemen o hayale kapılırım. Örneğin küçükken ilk hedefim bir ninja olmaktı. Daha sonra Romanya’da mısır tarlalarında çalışma gibi absürd hayallerim de oldu. Meslek olarak seçimlerim de ilginçtir. Lise döneminde özellikle kimya ve fizik derslerinde okul birincisiydim. O dönem bio kimya mühendisliği ve bilgisayar mühendisliği hayalini kuruyordum. Liseden sonra 3 sene Endüstri mühendisliği okudum ama en sonunda müzisyen olma isteğim ağır bastı ve müzik okumaya başladım.

9-Sesinizin en çok hangi şarkıcıya benzemesini isterdiniz?
 Sesimin hiçbir şarkıcıya benzemesin istemem. Aslında ses rengi olarak birilerine beznememek elde değil. Geçmişten bu güne milyonlarca şarkıcı olduğundan bu zor. Benim ses rengimi Phil Collins’e çok benzetirler. Ama yorumlarımız oldukça farklıdır.

10-Eğer müzisyen olmasaydınız ne olmak isterdiniz?
 Eğer müzisten olmasaydım, dahiyane bir bilgisayar yazılımcısı olmak isterdim. Facebook, twitter gibi dahiyane bir fikirle ortaya çıkıp ortalığı yıkmak isterdim.


11-Hangi enstrümanları çalıyorsunuz? 
Benim asıl eğitim aldığım dal vokal. Onun dışında gitar, klavye ve davul da çalabiliyorum.


 12-Ailenizde size kimler destek verdi?
 Bu konuda ailemde en büyük destekçim babamdır. Daha sonra bütün aile bu konuda sonuna kadar arkamda. Hatta şu andaki oluşum içinde babam yapımcılarımdan biri ve kardeşim de menajerliğimi yapıyor. Bu konuda oldukça şanslıyım.

13-Bu işi ne kadar sürdürebileceğinizi düşünüyorsunuz?
 Bu işi hayatımın sonuna kadar yapabilirim. Ben sadece bir sahne adamı değil, bir prodüktörüm de. Aynı zamanda ses mühendisiyim. Yani bu işin hem sahne önünde, hem de mutfağında olmak için iyi bir donanıma sahibim. Hedefim de ileride Türkiye’deki tek düze müzik piyasasına yeni isimler ve soluklar kazandırmak.

14-Ünlü olmanın size olumlu veya olumsuz etkileri neler?
 Olumlu etkileri, tanınmış biri olmak gerçekten güzel bir duygu. Gittiğiniz yerlerde size ayrı bir ilgi gösterilmesi insanın hoşuna gidiyor. Olumsuz etkisi için de şunu diyebilirim, topluma çıktığınızda çok rahat hareket edemiyorsunuz. Gözler üstünüzde olduğundan, dikkatli olamk gerekiyor.

15-Ünlü olmanın tadını çıkartabildiniz mi?
 Tabi kiJ ve çıkartmaya devam ediyorumJ


Bizimle röportaj yaptığınız için teşekkür ederiz


 Ben teşekkür ederim. Dinleyenlerimin bana ulaşabilecekleri adresler,

www.twitter.com/emiryesil
www.facebook.com/emiryesilofficial
www.emiryesil.net